Bazen bir insanın hayatına baktığınızda, kelimeler yetersiz kalır. Çünkü bazı davranışlar vardır ki sadece yaşamak, görmek ve hissetmek gerekir. Bugün sizlere öyle bir insandan, örnek bir evlattan bahsedeceğim.
Günümüz dünyasında maalesef değerlerimiz yavaş yavaş unutuluyor. Anne ve babaya saygı, onların duasını alma çabası, fedakârlık ve vefa… Bunlar artık nadir bulunan değerler arasında. Oysa biliyoruz ki anne ve babanın duası, insanın hayatındaki en büyük zenginliktir.
İşte bugün sözünü edeceğim kişi, bu değerleri sadece sözde değil, hayatının her anında yaşayan bir insan: Tam sekiz yıl boyunca anne ve babasının yanında dimdik durmuş, onların her ihtiyacında yanlarında olmuş, bir an olsun yüzlerini düşürmemek için elinden geleni yapmış bir evlat.
Ama işin büyüğü burada. Bu evlat, sadece yanında olmakla kalmamış; anne ve babasının kişisel bakımlarına da titizlikle özen göstermiştir. Saçlarını taramış, tırnaklarını kesmiş, her gün “el bebek, gül bebek” gibi bakmıştır. Onların rahatını, huzurunu ve mutluluğunu kendi hayatının önüne koymuştur. Kimse görmese de o biliyordu ki asıl değer, gönülleri hoş etmektir.
Dile kolay… Sekiz yıl… Ama bu sekiz yılda bir gün bile “of” dememiş, bir an olsun sabrını yitirmemiştir. Dediklerini iki etmemiş, onlara hizmet etmeyi bir yük değil, kutsal bir görev olarak görmüştür. Bu öylesine bir evlat ki, görenler imrenerek bakar; işte evlat böyle olur dedirten cinsten bir insan…
Ve bu örnek evlat, şehrimizin tanınmış isimlerinden, Adana Yorgancılar ve Ev Tekstil Ürünleri Esnaf Odası Başkanı Yahya Yılmaz’dır. O sadece esnafın sorunlarıyla ilgilenen bir lider değil; aynı zamanda vefanın, saygının ve gerçek evlat olmanın ne demek olduğunu gösteren bir insandır.
Başarıyı çoğu zaman makamlarla, parayla veya şöhretle ölçeriz. Oysa gerçek başarı, anne ve babasının duasını alabilmektir. Onların yüzünde bir tebessüm oluşturabilmektir.
Yahya Yılmaz’ın hikâyesi de tam olarak budur. Sessizce, gösteriş yapmadan, sadece bir evlat olmanın gereğini yerine getirerek geçen yılların hikâyesi…
Rabbim böyle evlatların sayısını artırsın. Anne ve babasına hürmet eden, onların gönlünü kırmaktan korkan, saçlarını tarayan, tırnaklarını kesen, her anına sevgiyle bakan evlatları eksik etmesin.
Ve Rabbim, Yahya Yılmaz’ın da gönlüne göre versin. Çünkü inanıyoruz ki, anne ve babasının gönlünü kazanan bir evlat, dünyada kazanılabilecek en büyük zenginliği kazanmıştır.
Yorumlar
Kalan Karakter: