Adana’nın Yüreğir ilçesinde faaliyet gösteren Türk Kızılay Yüreğir Şubesi hakkında kamuoyunu yakından ilgilendiren ciddi iddialar gündeme geldi. İlçede uzun süredir Kızılay yönetiminde yer alan Asım Gül’ün, görevini etkin şekilde yerine getirmediği ve Kızılay’ın imkânlarının amacına uygun kullanılmadığı yönünde çok sayıda şikâyet ve duyum olduğu öne sürüldü.
İddialara göre, Yüreğir Kızılay’da yardımların ihtiyaç sahiplerine eşit ve şeffaf biçimde ulaştırılmadığı, bazı desteklerin belirli kişi ve çevrelere yönlendirildiği ileri sürülüyor. Kızılay’ın en temel ilkeleri arasında yer alan tarafsızlık, şeffaflık ve ihtiyaç önceliği ilkelerinin bu süreçte zedelendiği iddia ediliyor.
“Koltuk Var, Hizmet Yok” Eleştirisi
Vatandaşlardan ve bazı gönüllülerden gelen tepkilerde, “Koltuklar işgal ediliyor ama sahada ciddi bir çalışma yok” ifadeleri dikkat çekiyor. Özellikle dar gelirli aileler, yetimler ve gerçek ihtiyaç sahiplerinin yardımlara ulaşmakta zorlandığı, buna karşın bazı isimlerin sürekli destek aldığı yönündeki iddialar kamuoyunda rahatsızlık yaratmış durumda.
Genel Merkeze Açık Çağrı
Buradan Türk Kızılay Genel Merkezi’ne açık ve net bir çağrı yapılıyor:
Yüreğir Kızılay Şubesi’nin tüm yardım kayıtları, bağış hareketleri ve harcama kalemleri detaylı şekilde incelensin.
Ak koyun, kara koyun ortaya çıksın.
Eğer yapılan incelemeler sonucunda iddiaların asılsız olduğu, şubenin temiz ve dürüst bir anlayışla çalıştığı ortaya konursa, bu durumun kamuoyu önünde açıklanması ve emeği geçenlerin takdir edilmesi gerektiği de özellikle vurgulanıyor.
“Şeffaflık Güveni Artırır”
Uzmanlar, Kızılay gibi toplumun güvenine dayalı kurumlarda en küçük şüphe iddiasının bile ciddiyetle ele alınması gerektiğini belirtiyor. Şeffaf denetim mekanizmalarının işletilmesi, yalnızca iddiaları yanıtlamakla kalmayıp aynı zamanda kuruma olan güveni de güçlendirecek bir adım olarak değerlendiriliyor.
Masumiyet Karinesi Hatırlatması
Haberde yer alan iddiaların henüz resmi bir soruşturma veya denetim sonucu ile doğrulanmadığı, ilgili kişilerin hukuki haklarının saklı olduğu ve masumiyet karinesi gereği suç isnadı anlamı taşımadığı da özellikle belirtiliyor.
Ancak kamu vicdanını rahatsız eden bu iddiaların cevapsız kalmaması gerektiği, Kızılay’ın kurumsal itibarı açısından denetim sürecinin kaçınılmaz olduğu ifade ediliyor.
Yorumlar
Kalan Karakter: