Seni yaşatamayıp Koruyamadığımız için Özür Dileriz.
Bazen kelimeler kifayetsiz kalır. Bazen en sert cümleler bile içimizdeki yangını anlatmaya yetmez.
Bugün, süslü cümleler kurmayacağım. Keskin ifadelerle öfke yarıştırmayacağım.
Sadece bir cümleyle başlayacağım:
Özür dilerim öğretmenim… Seni koruyamadık.
Fatma Nur Çelik öğretmenin ardından yine bildik manzaralar yaşanacak. Kınama mesajları peş peşe sıralanacak. Sosyal medyada öfke büyüyecek. Yetkililer açıklama yapacak. Kameralar birkaç gün bu olaya dönecek. Sonra… Unutulacak.
En acısı da bu değil mi?
Asıl mesele, her defasında “çocuktur” diyerek görmezden geldiğimiz zihniyet. Şiddeti normalleştiren, sınır tanımayan bir anlayışın toplumun içine sinsice yerleşmiş olması. Elbette çocuk suçluluğu ayrı bir sosyolojik ve hukuki başlıktır. Elbette her olayın arka planı vardır. Ancak bir öğretmenin can güvenliğinin olmadığı bir yerde, hiçbir gerekçe vicdanı rahatlatmaz.
Okul dediğimiz yer; kalemin, defterin, umudun ve geleceğin mekânıdır. Öğretmen ise o geleceğin mimarıdır. Eğer bir öğretmen sınıfta kendini güvende hissetmiyorsa, orada sadece bir birey değil, bir sistem yara almıştır.
Sorulması gereken soru şudur:
Bu noktaya nasıl geldik?
Şiddetin dili sıradanlaştı. Saygı zayıfladı. Otorite ile korku birbirine karıştırıldı. Disiplin kavramı yanlış yorumlandı. “Bir şey olmaz” anlayışı, küçük ihmalleri büyük felaketlere dönüştürdü. Ve her olaydan sonra birileri çıkıp “cezasını çekecek” dedi. Fakat caydırıcılık sadece sözle sağlanmaz.
Toplum olarak kendimize dönüp bakmak zorundayız. Çocuklarımızı nasıl yetiştiriyoruz? Öfke kontrolünü öğretiyor muyuz? Empatiyi, sınırı, sorumluluğu anlatabiliyor muyuz? Yoksa her hatayı savunup, her yanlışı mazur mu görüyoruz?
Adalet sadece mahkeme salonlarında tecelli etmez. Adalet; bir daha yaşanmaması için alınan önlemlerle anlam kazanır. Eğer bir öğretmenin canına kast eden bir zihniyet karşısında net bir duruş sergilenmezse, yarın başka bir okulda, başka bir öğretmenin adıyla benzer bir yazı yazmak zorunda kalabiliriz.
Bu mesele siyaset üstüdür. Bu mesele ideoloji üstüdür.
Bu mesele insanlık meselesidir.
Bir öğretmenin arkasından söylenen en anlamlı söz, bir daha hiçbir öğretmenin aynı kaderi yaşamaması için gösterilen iradedir. Gerçek sahiplenme budur.
Fatma Nur Çelik öğretmen…
Senin yaşadığın acı, sadece aileni değil, vicdanı olan herkesi yaraladı.
Biz belki seni koruyamadık.
Ama bu ülkenin çocuklarını şiddetten, öğretmenlerini korkudan koruyacak bir sistem kurmak zorundayız.
Aksi halde her kınama, boş bir cümleden ibaret kalacak.
Fatma Nur Çelik Ögretmenim Özür Dileriz
Yayınlanma :
04.03.2026 15:28
Güncelleme
: 04.03.2026 15:28
Yorum Yazma Kuralları
Lütfen yorum yaparken veya bir yorumu yanıtlarken aşağıda yer alan yorum yazma kurallarına dikkat ediniz.
Türkiye Cumhuriyeti yasalarına aykırı, suç veya suçluyu övme amaçlı yorumlar yapmayınız.
Küfür, argo, hakaret içerikli, nefret uyandıracak veya nefreti körükleyecek yorumlar yapmayınız.
Irkçı, cinsiyetçi, kişilik haklarını zedeleyen, taciz amaçlı veya saldırgan ifadeler kullanmayınız.
Türkçe imla kurallarına ve noktalama işaretlerine uygun cümleler kurmaya özen gösteriniz.
Yorumunuzu tamamı büyük harflerden oluşacak şekilde yazmayınız.
Gizli veya açık biçimde reklam, tanıtım amaçlı yorumlar yapmayınız.
Kendinizin veya bir başkasının kişisel bilgilerini paylaşmayınız.
Yorumlarınızın hukuki sorumluluğunu üstlendiğinizi, talep edilmesi halinde bilgilerinizin yetkili makamlarla paylaşılacağını unutmayınız.
Yorumlar
Kalan Karakter: