Son günlerde vatandaşların cep telefonlarına ardı ardına düşen bir mesaj var. Kısa, ürkütücü ve bir o kadar da tedirgin edici:
“Sn. C.Ş Dosyanız infaz birimine sevk edilmiştir. Mağduriyet oluşmaması adına ivedilikle arayınız. Yalçın H.B. 0312 929 20 63”
“Sn. S.K. Dosyanız infaz birimine sevk edilmiştir. Mağduriyet oluşmaması adına ivedilikle arayınız. Fener H.B. 0212 962 09 49”
Bu mesajı alan hemen bir panik yaşıyor. “Acaba bir dava mı var? Hakkımda işlem mi başlatıldı?” soruları zihni kemirirken, refleks olarak yapılan ilk şey numarayı internetten sorgulamak ya da verilen numarayı aramak oluyor. İşte dolandırıcıların tam da istediği nokta burası.
Bu mesajlar yeni değil, ancak son dönemde adeta bir salgın gibi yayılıyor. Üstelik kullanılan dil son derece profesyonel: “infaz birimi”, “dosya”, “mağduriyet” gibi ifadelerle vatandaşın korku duygusu hedef alınıyor. Hukuki terimlerle süslenmiş bu kısa mesajlar, gerçeği yansıtmadığı halde inandırıcılık kazanıyor.
Oysa gerçek çok net:
Hiçbir resmi kurum, hiçbir savcılık, hiçbir infaz birimi vatandaşlara bu şekilde SMS göndererek işlem başlatmaz. Hele ki “hemen arayın” gibi bir ifade, başlı başına bir dolandırıcılık göstergesidir.
Bu noktada sormamız gereken soru şu:
Bu dolandırıcılık zincirine kim dur diyecek?
Vatandaş artık bıkkın. Her gün gelen mesajlar, aramalar, sahte senaryolar… İnsanlar sürekli tetikte yaşamak zorunda kalıyor. Yaşlılar, teknolojiyi yeterince bilmeyenler ve panik anında doğru karar veremeyenler bu tuzakların en kolay hedefi haline geliyor.
Yetkililere açık bir çağrıdır:
Bu tür dolandırıcılık faaliyetleri artık münferit değil, organize bir suç haline gelmiştir. GSM operatörlerinden adli birimlere kadar herkesin daha hızlı ve etkili önlemler alması şarttır. Sahte numaraların tespiti, bu mesajların kaynağının bulunması ve caydırıcı cezaların uygulanması artık gecikmemelidir.
Buradan vatandaşlara da önemli bir uyarı yapmak gerekiyor:
Böyle bir mesaj aldığınızda asla panik yapmayın. Mesajdaki numarayı aramayın, kişisel bilgilerinizi paylaşmayın. Gerekirse en yakın emniyet birimine başvurun ya da resmi kanallar üzerinden bilgi alın.
Unutmayalım; korku, dolandırıcının en büyük silahıdır.
Ve bilinçli bir toplum, bu silahı etkisiz hale getirir.
Artık yeter.
Vatandaş huzur istiyor, güven istiyor.
Telefonuna gelen bir mesajdan tedirgin olmak, korkmak istemiyor.
Yetkililerden beklenti açık ve nettir:
Bu dolandırıcılık düzenine bir an önce “dur” denilmelidir.
Bu dolandırıcıları en kısa sürede yakalayın.
En ağır cezaya çarptırılmalarını sağlayın.
Yorumlar
Kalan Karakter: