Bayram... Birlik, beraberlik, hoşgörü,tahammül,sevgi ve kucaklaşma günleridir.
Peki ya biz ne yapıyoruz?
İddiaya göre Adana'da bazı gençler, sadece saç modelleri nedeniyle (tas kafalı) yada (Ğırtlar) denilerek bir alışveriş merkezine alınmadı.
Eğer bu iddia doğruysa, burada konuşmamız gereken mesele birkaç gencin AVM kapısından çevrilmesi değildir. Asıl mesele, insanların hâlâ dış görünüşlerine göre sınıflandırıldığı bir anlayışın bu ülkede pervasızca hareket edebilmesidir.
Bu anlayış;
Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 122. maddesine göre kişinin temel hak ve özgürlüklerinden yararlanmasını haksız yere engelleyen fiilleri kapsar. Bu suçun cezası 1 yıldan 3 yıla kadar hapistir.
Ayrıca ayrımcılık suçu şikayete tabi suçlardan değildir; savcılık tarafından doğrudan (resen) soruşturulur.
Yapılan bu uygulamaları Adana Cumhuriyet Başsavcılığı şikayete tabi tutmadan olay hakkında soruşturma başlatmalı suçlular hakında yasal işlem yapmalıdır.
Çünkü bir kişinin saç kesimi ya da tarzı, tek başına o kişinin davranışları hakkında hüküm vermek için yeterli bir ölçüt değildir
Uzun saç, kısa saç, örgü saç, farklı bir kesim... Bunlardan hangisi bir insanın karakterini belirler?
Hangi saç modeli bir insanı tehlikeli, ahlaksız ya da toplum için sakıncalı yapar? Bu kararı kim hangi gerekçeyle verebilir.
Ne yazık ki bazı ayrımcı zihniyetlerde görünüş üzerinden hüküm verme alışkanlığı hâlâ devam ediyor.
Bu tehlikeli zihinsel davranış kapıda maaşlı emir alan güvenlik görevlisinin kararı değildir asıl suçlu AVM yönetiminin aldığı ve uygulattığı karardadır.
Eğer bir kişi herhangi bir taşkınlık yapmıyor, kimseyi rahatsız etmiyor ve kurallara uyuyorsa, onu dış görünüşü nedeniyle kapıdan çevirmek hangi hukuk anlayışına, hangi insan hakları anlayışına sığar?
Şunu iyi bilmek gerekir; Ayrımcılık bir kez meşrulaştırıldığında artık sınır tanımaz.
Önce gençlerin saç tıraşını sorgular, ardından kıyafetlerini sonra konu kültüre, yaşam tarzına ve düşüncelere uzanır uzadıkça siyasi bilinci, inançları ve dünya görüşlerini sorgular keyfiyetçi bir anlayışla yasaklar listesi uzadıkça uzar.
Oysa toplumlar yasaklarla değil, anlayarak büyür. İnsanları kalıplara sokarak değil, farklılıkları kabul ederek güçlenir.
Bugün sessiz kalınan ayrımcılık, yarın çok daha geniş kesimleri etkileyen bir adaletsizliğe dönüşür.
Ve unutulmamalıdır ki; bir toplumun medeniyet seviyesi, kendisine benzeyenlere değil, kendisinden farklı olanlara gösterdiği saygıyla ölçülür.
Yorumlar
Kalan Karakter: