“Artık yeni dünya düzeninde, yani Trump’ın dünyasında sadece gücün hukuku var.”
Bunu;
Birleşmiş Milletler’i (BM) yok sayan, veto hakkını sadece kendi elinde tutan Gazze Barış Kurulu ile "gücün hukukunu" dünyaya duyurduğunu canlı görüntüler eşliğinde ilanını gördük.
— Trump’ın siyasetinde uluslararası örgütlerede yer yok.
Bunu;
—BM’yi (Birleşmiş Milletler) yok saymasından,
—AİHM’yi (Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi) tanımamasından,
—NATO (Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü) yani uluslararası askerî ittifak gücünün sadece kendisinde olduğunu duyurmasından,
—DSÖ’yü (Dünya Sağlık Örgütü) işlevsiz görmesinden,
—İklim Anlaşması’nı tanımadığını ilan etmesinden,
—AB’nin (Avrupa Birliği) güvenliğini ABD’nin sağladığını iddia ederek güvenlik harcamaları için %5 katkı payını şart koşmasından anlıyoruz ki; hukuk da demokrasi de huzur içinde yaşam da Trump’ın insafına bırakılmış.
— Trump’ın dünyasında hiçbir şey eskisi gibi olmayacak.
Bunu;
—BOP (Büyük Orta Doğu Projesi) kapsamında Orta Doğu ve Afrika’da değişecek sınırlardan,
—Latin Amerika’da ABD’ye bağlı iktidarlardan,
—Meksika ve Venezuela’ya yönelik tehditlerinden,
—Kanada’yı 51’inci eyalet yapma hayalinden,
—Grönland’ın işgal planından,
—Panama Kanalı’nı ilhak hedefinden,
—İran’ı "haydutça" vurma ihtimalinden,
—Gazze’yi turizm cenneti yapma girişimlerinden anlıyoruz ki hiçbir şey eskisi gibi olmayacak.
— Trump’ın yeni dünya düzeninde hiç kimse yatağında da rahat uyumayacak.
Bunu;
—Gazze’nin taş devrine dönüşünden,
—Maduro’nun yatağından sürüklenmesinden,
—İsmail Haniye'nin yatağında suikastla öldürülmesinden,
—İran Genelkurmay Başkanı’nın yatak odasında dronla imhasından,
—İran Cumhurbaşkanı’nın helikopterinin kaza süsü ile düşürülmesinden,
—Suriye’de Esad hanedanlığının yıkılmasından,
—Kürtlere sağ gösterip sol, sosyalist, modern demokrat vuruşu yapıp onları yüzüstü bırakmasından anlaşılıyor ki; gücün hukuku herkesi tehdit etmekte.
— Trump’ın felsefesinde sadece kendi bildiği doğrular ve bu doğrular üzerine şekillenmiş ABD’nin somut ulusal çıkarları var.
Bu çıkarlar doğrultusunda artık başka toplumlara demokratik ya da toplumsal dönüşümler dayatmayacak; bunun yerine ABD’nin çıkarlarını esas alan iktidarlar oluşturacaktır.
Bunu;
—Suriye’de HTŞ-IŞİD artıklarına iktidarı devretmesinden,
—Afganistan’dan çekilip iktidarı Taliban’a teslim etmesinden,
—Müttefik Kürtleri "işimiz bitti" deyip yüzüstü bırakmasından net anlıyoruz ki Tramp ve ABD çıkarları her ırktan her ideolojiden daha değerli.
— Trump’ın ekonomi dünyasında ise tamamen kölelik ve ABD’ye biatı zorunlu kılan bir anlayış var.
Bunu ;
—Gazze'den Venezuela'ya, Avrupa Birliği'nden NATO'ya kadar geniş bir coğrafyada ekonomi merkezli güç politikası ile yeni dizayn dayatmalarından;
—Yüksek gümrük vergileri tehdidinden,
—Enerji politikaları ve yaptırımlarla müttefiklerini dahi baskı altına alan tutumundan,
—Büyük donanma gemileri ve muazzam askerî yığınaklarından,
—Ekonomileri gümrük vergisi ile çökertme planından ve ABD’nin küresel liderliğini ilan etmesinden net bir biçimde anlayabiliyoruz.
Son olarak Trump’ın inanç dünyasına da bakalım:
Yeni dünya düzeni için özel görevlendirilmiş, "insanüstü bir varlık" olduğuna inanan narsist bir kişilik... Dünya halkları böyle bir megalomanla karşı karşıya.
Artık yeni dünya düzeni iki kutuplu (NATO-Demir Perde) değil; Trump’ın tek kutuplu, "Trump Doktrini"ne ve güce dayalı dünyasıdır.
Yorumlar
Kalan Karakter: