Sosyal demokratlarda ortalık toz duman.
Koltuk kavgası alabildiğine hararetli.
Bölünme an meselesi...
Bölündükçe küçülme, küçüldükçe yok olma, yok oldukça hiç olma, hiç olmadığı kadar yakın.
Toplumsal muhalefetin ana damarı, butlancıların neşteriyle kopmak üzere...
Ok yaydan çıkmış!
Altı ok için hedef belirlenmiş görünmekte.
CHP’deki kargaşanın fena bir iç kavgaya dönüşmesi an meselesi.
İstenilen şey kavga, arzulanan şey bölünme, başarılmak istenen ise parçalanma ve nihayetinde iktidarın da hayal ettiği muhalefetsiz bir Türkiye! Bu siyasi hava oluşturulmak üzere...
Hedef iktidarın tamamen alternatifsiz olduğu algısını topluma aşılamak.
Bu kavganın ve muhalefetsizliğin mimarı olan butlancı Kemal’in, ilkesel siyaset yerine konjonktürel diyaloglar ve ittifakları öne çıkaran politik duruşu ve geçmişi de ortada.
Hatırlayın!
'Yetmez ama evet' ısrarı..
Adalet Yürüyüşünü kalıcı bir siyasi iktidar önerisine dönüştüremeyen beceriksizliği...
Helalleşme çağrısının siyasal bir sonuç üretmeyen, söylemden ibaret kalan hali...
Dokunulmazlık kararı ile Selahattin Demirtaş ve arkadaşlarına siyasi komplo kuran anlayışı...
Altılı Masayla güçlü bir iktidar alternatifi üretmek yerine güven vermeyen liderlerin sadece beş çayı görüntüsü...
Ümit Özdağ ile yapılan kirli bakanlık pazarlığı...
İşte bu portresi ile butlancı Kemal’in siyasi ahlâktan, arınmaktan, partiyi arındırmaktan söz etmesi ar damarının siyaseten çatlaklığı değil mi?
Kuyu kazan, dümen çeviren Kılıçlaroğlun’un hak - hukuk- adalet ve demokrasiden yana siyasi bir vizyonu olacağına toplum inanır ve prim verir mi?
CHP’nin ideolojik-ulu Önder ve kurucu parti kimliği düşünüldüğünde butlancı Kemal’in siyasi hırs manifestosu birlikteliği sağlar mı, çok zor!
13 yıllık genel başkanlığına 13 seçim yenilgisi sığdıran butlancı Kemal’in koltuk hırsı, eski genel başkan sıfatıyla yaşadığı seçim hezeyanları, yaşı, bakış açısı, siyasi yelpazesi iktidar yolunu açar mı, imkansız!
Bütün bu imkansızlıklar, genel merkez binasına polis ablukasıyla girişi, 'baba ocağı' diyenlere kapıları kapatması, ihraçlarla partiyi arındırma söylemleri, yaşanan kavgalar ve kaçınılmaz kopuşları yanyana koyduğunuzda ortaya çıkan tabloyu Üstad Ahmet Taşgetiren hocanın muazzam tespitiyle açıklayabiliriz:
Siyasi hırs öyle bir zehirdir ki, insanı, babasının cesedi üzerine basıp yukarı tırmanma çılgınlığına sürükleyebilir!
Yorumlar
Kalan Karakter: