“Dünya, İslâm’ın bu kadar açık, bu kadar çıplak bir aşağılanışına asırlardır tanıklık etmemişti. Bu zillet utanç vericidir, bu manzara kahredicidir!” Bunu bir Hristiyan Rus düşünür, Aleksandr Dugin söylüyor.
Son çeyrek asırda Müslüman coğrafyasında yaşanan yıkımlara ve katliamlara bakıldığında, bu utanç verici aşağılanma ve zillet hali her yönüyle görülmektedir.
En bariz örneği; Sözde Müslüman yurdu “Körfez ülkelerinden” kalkan ABD/İSRAİL uçakları bir başka Müslüman topluluklarının yaşadığı coğrafyayı cehenneme çevirebiliyorsa, bu utanç ve zillet hali tüm Müslümanlar için yeterli değil mi ?
-Gazze’de yüz binlerin ölümüne, bir kentin taş devrine dönüşmesine;
-İran’da bir ilkokulun vurulup 165 çocuğun parçalanmasına;
-Irak’ta yaşanan savaşa,
-Afganistan işgaline,
-Suriye iç savaşına, Lübnan’ın bölünmesine, sınırların değişmesine, liderlerin infaz edilişine ve darbelere bakıldığında... Ve bütün bunların, Müslüman Arap/Körfez ülkelerinde inşa ettikleri üslerden salt “İSRAİL” güvenliği için yapıldığını varsaydığımızda; utancın, zilletin ve aşağılanmanın en yalın halini görmüş, hissetmiş olmaz mıyız?
Suudi Arabistan’dan Katar’a, Bahreyn’den Birleşik Arap Emirlikleri’ne, Kuveyt’e kadar bir bütün Körfez ülkelerinin içinde yer aldığı Amerikan üslerinden kalkan uçakların Müslüman beldelerine bomba yağdırması, kahredici bir manzaranın vücut bulmuş hali değil midir?
Bütün bu üslerin tek gayesinin "İSRAİL koruma şemsiyesi" olması, İslam adına ayrı bir utanç tablosu değil mi?
Netanyahu’nun, “Hem “SÜNNİ” hem ”Şİİ” İslam inancı tüm dünya için bir tehdittir. Düşmanlarımızı tekrar tekrar vuracağız. ” sözleri;
Trump’ın, “Tanrı beni Amerika’yı yeniden büyük yapmam için kurtardı. ” demeci ve inancı;
Evanjelist rahiplerin omuzuna ellerini koyup Trump’ı kutsadığı görüntüleri; İslam’a savaş açmanın ve Müslümanları tehdit etmenin en net hali değil mi?
Soykırımcı-Epstein koalisyon ortaklarının bölgesel haydutluğu; Filistin’den Lübnan’a , Suriye’den Irak’a, Yemen’den İran’a koca bir hattın savaşın, yıkımın ve ölümlerin gölgesinde yeniden inşa süreci (BOP - Büyük Ortadoğu Projesi), Müslümanların korkakça davranışı sonucu değil midir?
İsrail’in Beyrut’u işgal girişimi, Suriye’de Golan Tepeleri’ne asker çıkarması, Katar’ın başkenti Doha’yı vurması, Bağdat’ı, Tahran’ı ve Şam’ı bombalaması, bölge ülkelerini tehdit etme cüreti; Müslüman devletlerin acziyeti sonucu oluşan pervasızlığın göstergesi değil midir?
Eşkıya devletler ve onları destekleyenler, yeryüzünde bir cennet hayaliyle başka hayatlara cehennemi yaşatmak için kollarını sıvamış olan haydutlar, toplumları kendi çıkarları üzerine şekillendirme hayalini kuranlar...
Zafer şimdilik sizin olabilir; ancak unutmayın ki “Allah, zalimlerin yaptıklarından habersiz değildir”
ABD/İSRAİL’in İRAN’a saldırısı tüm Müslüman topluluk ve devletleri bazı şeyler üzerinde yeniden düşünmesi için tarihi bir fırsat.
Bu doğrultuda:
-Ülkelerinde acil insani reformlar yapmalı,
-Adaletin her zerresini halklarına yansıtmalı,
-Ülkelerindeki gelir adaletsizliğini derhal ortadan kaldırmalı,
-Farklı inanç ve anlayışların önündeki bütün engelleri kaldırmalı,
-Ülkelerinde yaşayan farklı etnik kimliğe sahip vatandaşların tüm insani haklarını ivedilikle iade etmeli,
-Özellikle kadın hakları önündeki tüm engellemeleri ortadan kaldırmalı,
-Silahlanmaya ayırdıkları milli gelir payını düşürüp bu kaynağı halkların yaşam standartlarını iyileştirmeye aktarmalı,
-İnsanca, özgür ve adil bir yaşamın Müslüman toplulukların da hakkı olduğu bilinciyle yeni bir devlet yönetim anlayışını benimsemeli…
Tıpkı; İspanya Başbakanı Pedro Sanchez’in Trump’a karşı duruşu gibi;
"Senin çizdiğin rolü oynamayacağım, senin dediğin yerde durmayacağım, insanlığımı koruyacağım. " diyecek yürekli ve insani liderlerin varlığı gibi ….
Yorumlar
Kalan Karakter: