İnsan hayatta ne için yaşar? Makam için mi? Mevki için mi? Para, pul, servet için mi? Bana göre bunların hiçbiri insanı gerçek anlamda değerli kılmaz. İnsan; şerefi, namusu, haysiyeti ve onuru için yaşar. Çünkü para kazanılır, makam elde edilir, servet birikir. Ama kaybedilen şeref ve haysiyet, çoğu zaman bir daha geri gelmez.
Ne yazık ki günümüzde öyle bir dönemden geçiyoruz ki, bazı insanlar makam uğruna eğilmeyi, menfaat uğruna susmayı, çıkar uğruna el etek öpmeyi normal görmeye başladı. Oysa karakter sahibi insan, şartlar ne olursa olsun dik durmasını bilir. Omurgasını makam odalarının kapısında bırakmaz. Menfaat uğruna kişiliğinden vazgeçmez.
İnsan önce kendisine, sonra ailesine karşı sorumludur. Çocuklarının, anne babasının, eşinin yüzüne gururla bakabilmek, en büyük zenginliktir. Kazandığınız makamlar, elde ettiğiniz servetler bir gün elinizden gider. Ancak arkanızda bıraktığınız onurlu duruş, insanların hafızasında yaşamaya devam eder.
Bugün birçok kişi, üç günlük dünya için yıllarca taşıdığı değerlerini bir kenara bırakabiliyor. Makam uğruna dostunu satanı, para uğruna ilkelerini unutanı, çıkar için dün söylediğini bugün inkâr edeni görüyoruz. Oysa insanı insan yapan; koltuğu değil, karakteridir.
Şeref; pazarda satılan bir mal değildir. Namus; parayla satın alınacak bir değer değildir. Haysiyet ise hiçbir makamın sağlayamayacağı kadar kıymetlidir. Bunları maddi çıkarlar uğruna feda eden kişi belki istediği koltuğa oturabilir ama vicdanının karşısında dimdik duramaz.
Unutulmamalıdır ki makamlar geçicidir. Bugün alkışlayanlar yarın sırtını dönebilir. Para bugün vardır, yarın yoktur. Fakat onurlu bir yaşamın değeri ömür boyu sürer. İnsan arkasında bıraktığı servetle değil, bıraktığı güzel isimle anılır.
Kim olursanız olun, hangi görüşten, hangi makamdan olursanız olun; insanın en büyük sermayesi şerefidir. Onurunu ve haysiyetini maddiyata satan kişi, belki zengin olabilir ama gerçek anlamda saygın olamaz. Çünkü adamlık; cebin doluluğuyla değil, karakterin sağlamlığıyla ölçülür.
Hayat kısa... Gün gelir makamlar biter, alkışlar susar, kalabalıklar dağılır. Geriye sadece nasıl bir insan olduğunuz kalır. İşte bu yüzden insan; para için değil, makam için değil, şerefi, namusu ve haysiyeti için yaşamalıdır.
Yorumlar
Kalan Karakter: