Türkiye siyasetinde son günlerde dikkat çeken en önemli gelişmelerden biri, neredeyse tüm siyasi partilerin sahaya inmiş olmasıdır. İktidarından muhalefetine, büyük partilerden yeni oluşumlara kadar herkes adeta seçim varmışçasına yoğun bir çalışma temposu içine girmiş durumda. Mahalle ziyaretleri, esnaf buluşmaları, il ve ilçe kongreleri, mitingler, vatandaş toplantıları ve teşkilat hareketliliği, siyasi atmosferin giderek ısındığını gösteriyor.
Resmî ağızlardan “Erken seçim yok”, “Seçimler zamanında yapılacak” açıklamaları gelse de, siyasetin sahadaki gerçekleri farklı bir tabloyu işaret ediyor. Çünkü Türkiye’de siyasetin en önemli göstergesi sözlerden çok, yapılan hazırlıklardır. Partiler boşuna sokak sokak dolaşmaz, teşkilatlarını yeniden yapılandırmaz, aday adaylarını hareketlendirmez. Siyasi partilerin sahadaki bu yoğun varlığı, doğal olarak kamuoyunda şu soruyu gündeme getiriyor: “Acaba erken seçim hazırlıkları mı başladı?”
Sözler Ayrı, Siyasetin Gerçeği Ayrı
Siyasette çoğu zaman açıklamalar ile gerçek hazırlıklar arasında fark olabilir. Bugün “Seçim zamanında yapılacak” denirken, yarın gelişen ekonomik, sosyal ve siyasi şartlar farklı kararların alınmasına neden olabilir. Türkiye’de geçmişte bunun birçok örneği yaşandı. Birçok kez seçimlerin zamanında yapılacağı ifade edilmiş, ancak şartlar değişince sandık milletin önüne daha erken getirilmiştir.
Bu nedenle siyasi partilerin mevcut hareketliliğini sıradan bir çalışma olarak değerlendirmek eksik olur. Her parti, olası bir seçime hazırlıklı olmak istiyor. Çünkü siyaset, hazırlıksız yakalanmayı affetmez.
Vatandaşın Nabzı Sokakta Ölçülüyor
Bugün parti temsilcilerinin en çok ziyaret ettiği yerler pazar yerleri, kahvehaneler, esnaf dükkânları ve mahalle toplantıları. Bunun temel nedeni çok açık: Halkın ekonomik sıkıntıları giderek artıyor. Emeklilerin geçim mücadelesi, çalışanların alım gücündeki düşüş, gençlerin işsizlik kaygısı ve toplumdaki genel memnuniyetsizlik, siyasetin yönünü belirleyecek en önemli unsurlar arasında yer alıyor.
Siyasi partiler de bunun farkında. Bu nedenle yalnızca söylem üretmekle kalmıyor, vatandaşın nabzını doğrudan yerinde tutmaya çalışıyor. Sahada karşılık bulabilen partiler, sandıkta avantaj elde edecek.
Erken Seçim Kararı Bugün Alınmasa da Hazırlıklar Başladı
Belki bugün itibarıyla kesinleşmiş bir erken seçim tarihi yok. Ancak siyasi hazırlıkların başladığı açıkça görülüyor. Teşkilatların canlandırılması, yeni üye çalışmaları, kamuoyu araştırmaları ve saha ziyaretleri bunun en somut göstergeleri.
Dolayısıyla “Olmaz”, “Kesinlikle erken seçim yok” şeklindeki değerlendirmeler bana göre biraz havada kalıyor. Çünkü siyasette kesin konuşmak çoğu zaman yanıltıcı olabilir. Türkiye’nin gündemi çok hızlı değişiyor ve şartlar bir anda farklı bir noktaya evrilebiliyor.
Asıl Kararı Millet Verecek
Elbette tüm bu çalışmaların gerçek karşılığını zaman gösterecek. Hangi parti vatandaşın sorunlarına daha güçlü çözümler sunarsa, hangi parti halkın beklentilerini daha iyi anlarsa, sandıktan da o ölçüde destek alacaktır.
Siyasetin en önemli gerçeği şudur: Son sözü her zaman millet söyler.
Bugün sokaklarda görülen hareketlilik, siyasi rekabetin giderek kızıştığını ve Türkiye’nin yeni bir seçim atmosferine adım attığını gösteriyor. Erken seçim olur ya da olmaz; bunu önümüzdeki süreç belirleyecek. Ancak kesin olan bir şey var ki, siyasi partiler çoktan hazırlıklara başlamış durumda.
Ve görünen o ki, Türkiye siyasetinde önümüzdeki günler oldukça hareketli geçecek. Sandığın ne zaman kurulacağı bilinmese de, siyasetin nabzı artık sahada atıyor.
Yorumlar
Kalan Karakter: