Adana denildiğinde akla ilk gelenlerden biri hiç kuşkusuz mutfağıdır. Kebabı, ciğeri, şalgamı, bici bicisi ve daha nice eşsiz lezzetiyle Adana, yıllardır Türkiye'nin gastronomi başkentlerinden biri olarak anılıyor. Bu şehrin mutfağı, yalnızca yemek değil; kültürün, emeğin ve ustalığın da bir yansımasıdır.
Son günlerde birçok vatandaşla yaptığımız sohbetlerde ortak bir serzeniş dikkat çekiyor. Sosyal medyada ön plana çıkan bazı işletmelerin artık lezzetten çok gösterişe önem verdiği yönünde ciddi eleştiriler var. Elbette burada hiçbir işletmeyi hedef göstermiyor, isim vermiyoruz. Ancak vatandaşın sesine kulak vermek de bizim görevimizdir.
Bir zamanlar kapısında kuyruklar oluşturan, damaklarda unutulmaz tatlar bırakan bazı mekanlar, bugün sosyal medya videolarının peşine düşmüş durumda. Dev tabaklar, abartılı sunumlar, kameralara oynanan hareketler, yüksek sesli müzikler... Bunların hiçbiri, iyi pişmiş bir kebabın ya da ustalıkla hazırlanmış bir yemeğin yerini tutamaz.
Vatandaşın beklentisi çok açık: Gösteri değil, kaliteli hizmet ve gerçek lezzet.
İnsanlar bir restorana sosyal medya videosu izlemek için değil, güzel yemek yemek için gider. Müşterinin hafızasında kalan şey kameralar önündeki şovlar değil, tabağındaki lezzettir. Eğer o lezzet kaybolursa, en iyi reklam bile müşteriyi ikinci kez aynı masaya oturtamaz.
Sosyal medya elbette günümüzün önemli bir tanıtım aracıdır. Ancak tanıtım, kalitenin önüne geçtiği anda işletmeler için tehlike çanları çalmaya başlar. Çünkü reklam sizi bir kez tercih ettirebilir; ama müşteriyi tekrar getirecek olan yalnızca lezzet, kalite, hijyen ve samimi hizmettir.
Adana'nın marka değerini yükseltenler; yıllarını ocağın başında geçiren ustalar, alın teriyle çalışan esnaf ve müşterisini her zaman baş tacı eden işletmelerdir. Bu mirası birkaç dakikalık sosyal medya gösterilerine kurban etmeye kimsenin hakkı yoktur.
Buradan tüm işletmelere dostane bir çağrıda bulunmak istiyorum.
İşinize odaklanın. Şova değil, lezzete yatırım yapın. Gelen misafirlerinizi kameralarla değil, damakta iz bırakan tatlarla karşılayın. Çünkü gerçek reklam, müşterinin memnun ayrılması ve çevresine sizi tavsiye etmesidir.
Unutulmamalıdır ki; sosyal medyanın gündemi bir günde değişebilir. Ancak kaybedilen müşteri güvenini geri kazanmak yıllar alabilir.
Adana'nın adı her zaman lezzetle anıldı, bundan sonra da öyle anılmalıdır. Bu şehrin mutfağı, gösterinin değil, ustalığın eseridir.
Bizden dostça bir uyarı...
Lezzeti kaybederseniz, yarın masalarınız boş kalabilir. Çünkü insanlar şov değil, gerçek Adana lezzetini arıyor.
Yorumlar
Kalan Karakter: