Türkiye’de bazı tartışmalar vardır ki, ne kadar konuşulsa da bitmez. Çünkü mesele bilgi eksikliği değil, samimiyet eksikliğidir. Şeriat söylemleri de tam olarak böyle bir alanın merkezinde duruyor.
Bir örnek düşünelim.
Kendini “İslamcı”, “şeriatçı” olarak tanımlayan bir kadın… Babası vefat ediyor. Miras paylaşımı gündeme geliyor. Erkek kardeşi çıkıp, büyük bir özgüvenle diyor ki:
“Şer’i İslam hukukuna göre ben iki pay alırım, sen bir pay.”
Kâğıt üzerinde doğru. Şeriat böyle söylüyor. Peki sonra ne oluyor?
O ana kadar laikliği, Cumhuriyet’i, Atatürk’ü dilinden düşürmeyen kız kardeş birden bire laik oluveriyor. Yüzünü, yıllardır eleştirdiği Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerine dönüyor. Dava açıyor. “Eşit miras hakkı” istiyor. Ve… alıyor.
Şimdi durup sormak gerekmez mi?
Şeriat iyiydi de, miras sana gelince mi kötü oldu?
Aynı kişi, daha sonra eşinden şiddet gördüğünü iddia ederek yine Cumhuriyet’in mahkemelerine başvuruyor. Oysa savunduğu sistemde kadının dövülmesi meşru sayılıyor, hatta ayet ve hadislerle gerekçelendiriliyor. Ama iş can yanmaya gelince, şeriat bir kenara bırakılıyor; 6284 sayılı yasa, laik hukuk, devlet koruması devreye sokuluyor.
Yetmiyor.
Bu zihniyeti savunan pek çok kişi, ilk fırsatta valizini toplayıp ABD’ye, İngiltere’ye, Fransa’ya yerleşiyor. Çocuklarını oraların okullarında okutuyor. Sosyal haklardan, ifade özgürlüğünden, kadın haklarından sonuna kadar yararlanıyor. Sonra dönüp buradan bağırıyorlar:
“Şeriat isteriz!”
İnsan ister istemez soruyor: Madem şeriat bu kadar mükemmel, neden soluğu şeriatla yönetilen ülkelerde değil de Batı demokrasilerinde alıyorsunuz?
Neden kız çocuklarınızı Kabil’e değil, Londra’ya gönderiyorsunuz?
Neden adalet için Riyad’a değil, Berlin’e güveniyorsunuz?
Bu bir inanç meselesi değil. Bu, çıkar meselesidir.
İş hakka gelince laiklik, iş mirasa gelince Cumhuriyet, iş can güvenliğine gelince hukuk devleti, ama iş slogana gelince şeriat…
İşte asıl problem burada.
Cumhuriyet; beğenmeyenlerin bile zor günlerinde kapısını çaldığı bir sistemdir. Laiklik, sadece inanmayanları değil, inanıp ezilmek istemeyenleri de korur. Kadını, çocuğu, güçsüzü güvence altına alır.
Bu yüzden bugün hâlâ, ne kadar eleştirilirse eleştirilsin, ne kadar hedef alınırsa alınsın, gerçek değişmiyor:
Cumhuriyet yaşatır.
Laiklik korur.
Hukuk adalet sağlar.
Gerisi ise yüksek sesli ama samimiyetsiz nutuklardan ibarettir. Vesselam.!
Şeriat İsteyip Laikliğe Sığınanlar
Yayınlanma :
27.02.2026 11:17
Güncelleme
: 27.02.2026 11:17
Yorum Yazma Kuralları
Lütfen yorum yaparken veya bir yorumu yanıtlarken aşağıda yer alan yorum yazma kurallarına dikkat ediniz.
Türkiye Cumhuriyeti yasalarına aykırı, suç veya suçluyu övme amaçlı yorumlar yapmayınız.
Küfür, argo, hakaret içerikli, nefret uyandıracak veya nefreti körükleyecek yorumlar yapmayınız.
Irkçı, cinsiyetçi, kişilik haklarını zedeleyen, taciz amaçlı veya saldırgan ifadeler kullanmayınız.
Türkçe imla kurallarına ve noktalama işaretlerine uygun cümleler kurmaya özen gösteriniz.
Yorumunuzu tamamı büyük harflerden oluşacak şekilde yazmayınız.
Gizli veya açık biçimde reklam, tanıtım amaçlı yorumlar yapmayınız.
Kendinizin veya bir başkasının kişisel bilgilerini paylaşmayınız.
Yorumlarınızın hukuki sorumluluğunu üstlendiğinizi, talep edilmesi halinde bilgilerinizin yetkili makamlarla paylaşılacağını unutmayınız.
Yorumlar
Kalan Karakter: