Ocak 1556'da Çin'i vuran deprem, tarihin en ölümcül depremi olarak kabul edilir. Tabi bu felaket yılını yazılı olarak tarihte çok okuyamıyoruz. Bunun sebebini henüz bilen yok..Kayıtlar var ama kayıtları arşivlerden çıkarıp felaketin sonuçlarını olduğu gibi yazan yok..Ama yine de görgü tanıklarının anlattıkları, anlattıklarının sonraki nesile aktardıkları şeklinde gelen bilgiler var ve bu bilgilere göre tarihin en dramatik yılını yaşamış Çin..Yine de bu deprem, sadece Çin tarihinin değil, dünya tarihinin de kaydedilmiş en ölümcül depremi olarak kabul edilir.
Bu tarihlerde Çin İmparatorluğunda Çin tarihinin en beceriksiz diye bilinen İmparatoru İmparator Jiajing vardı. Felaket olduğunda onun yolladığı yardım, yardımın ulaştırılacağı güzergahın onda birini bile tamamlayamadan yok olup gitmişti.
Ming Hanedanlığı'ndan İmparator Jiajing (1521-1576), Çin'in en beceriksiz imparatorları listesinde en üst sırada yer almaktadır.
Saray görüşmelerini kaldırdığı ve etrafını büyücüler ve simyacılarla çevrelediği söylenir. Ruh halleri ve öfke patlamaları o kadar aşırı hale gelmişti ki, saraydaki 18 cariye ona karşı bir suikast girişiminde bulunmuş, ancak bu girişim başarısız olmuştu.
Aslında beceriksizliğinden ziyade ilgisiz, bencil ve takıntılı olarak tanımlanan biriydi. Becerksiz olsa onlarca yıl her türlü darbe ve suikast girişimlerine rağmen saltanatını sürdüremezdi.Beceriksiz değil zeki bir adamdı ve gücü elinde tutmayı biliyordu:ancak bu zekasını halkın refahı veya devletin bekası için değil, kendi dini saplantıları ve konforu için kullandı. Onun dönemi Ming hanedanının çürümeye başladığı dönem olarak kabul edilir.
Saltanatının son 20-30 yılında saraydaki özel bölmesine çekilip devlet işleriyle bizzat ilgilenmeyi bırakıp özel bölmesinde hayatını sürdürmüştü. Öyle ki; Bakanlarıyla görüşmeyi reddediyor, emirlerini sadece aracılar ya da hadımlar vasıtasıyla iletiyordu.
En büyük takıntısı simya ve Taocu ritüellerdi. Zamanının ve devlet hazinesinin büyük bir kısmını "ölümsüzlük iksirleri" üretmeye ve devasa Taocu tapınaklar inşa etmeye harcadı. Bu iksirlerin çoğu cıva ve arsenik gibi zehirli maddeler içeriyordu; bu da hem sağlığını hem de akli dengesini bozmuştu.
Saltanatının ilk yıllarında öz babasına İmparator unvanı verilmesine karşı çıkan Jiajing, uzun yıllar bu gereksiz tartışmaya zaman harcamış ve nihayetinde kendisine muhalif olanların nerdeyse tamamını idam etmişti.
Bu dönemde Çin’in başına gelmeyen kalmadı;sdece bahsedeceğim deprem felaketi değil, güneydoğu kıyılarını kasıp kavuran korsan saldırıları, Altan Han liderliğindeki Moğolların Pekin’e kadar gelip kasabaları yakıp yıkması, halkın bir avuç pirinç için çocuklarından birini satılığa çıkarmak zorunda kalması vs..
Tabi bu arada kendisine onlarca kez suikast girişimi oldu. Sarayındaki hizmetçi kızlara ve cariyelere karşı o kadar acımasız ve zalimdi ki, bir grup cariye onu yatağında boğmaya çalıştı.
Yazımın girişinde belirttiğim gibi dönemin en önemli felaketi, büyüklüğü 8.0 ile 8.3 arasında olan 1556 Büyük Şensi (Shaanxi) Depremi’ydi.
Deprem 9 eyaleti yerle bir etmiş ve geride en az 830 bin ölü bırakmıştı. Aktarılana göre bir görgü tanığı şunları anlatmıştı:
“O gece, tam uykuya dalmak üzereyken, aniden bir gök gürültüsü duydum. Hemen üzerime bir şeyler geçirdim ve dışarı çıktım. Gözlerimi ovdum; her şey bulanık ve kafa karıştırıcıydı. Görebildiğim tek şey evimin yıkılmış olmasıydı… Ölüler, ağlamalarıyla yaşayanlarla bağlantı kurmuştu… Yerde derin çukurlar açılmış, tarlalar nehir kıyıları gibi fışkırmıştı. Hayatta kalanlar akrabalarını arayarak koşuşturuyor ve birbirlerine hikayelerini anlatıyorlardı… Bir anda dünya değişmişti. Yüz aileden hiçbiri ölüsüz kalmamıştı; on evden dokuzu harabe halindeydi.”
Depremden etkilenen yaklaşık 100 yerleşim yerinin bazılarında, nüfusun %70'ine kadarının hayatını kaybettiği söyleniyordu. Kroniklere göre, "Gök gürültüsü gibi sesler duyuldu: Yer yarıldı ve kuyular taştı. Şehir surları ve tüm evler ve kulübeler yıkıldı. Sayısız insan ve hayvan enkaz altında kaldı."
İmparatorluk sarayı İmparator’un takıntıları nedeniyle bu tür felaketleri ayrıntılı şekilde kayda almış değildi. Kayda alınan birkaç cümleden bir tanesi şöyleydi:
"Jiajing İmparatoru'nun saltanatının 34. yılının 12. ayında, Shanxi, Shaanxi ve Henan eyaletlerinde yer sarsıldı... Gök gürültüsü gibi kükredi... Bazı yerlerde toprak yarıldı ve sular fışkırdı... Başka yerlerde ise şehir surları ve evler toprağa gömüldü."
Depremin ardından hiçbir şey olmamış gibi davranan İmparator ve onun yönetimi bu felaketin İmparatorun huzurunu kaçırmaması için başka konularla İmparatorun kafasını meşgul etmenin doğru olacağını düşünüyor ve sınırdaki Moğolları gündeme getirerek o yönde alınacak tedbirleri konuşuyor, böylece felaketin imparatorun zihnini bunaltması kendilerince önlemiş oluyorlardı.
Ölümsüzlük iksiri takıntısı o kadar büyktü ki İmpartor’da,İmparator depremi ölümsüzlük iksirini bulma yolunda karşısına çıkan bir engel olarak görmeyi yeğliyordu.
İmparator’un Ayinler Bakanlığı vardı. Ayinler Bakanlığı bunu yetersiz bulduğu için imparator, dağ ve nehir tanrılarına kurban sunmak ve ölüler için sunaklar kurmak üzere etkilenen bölgelere bir elçi gönderdi.
Bu yüzyılda Çin’de halen depremlerin yeryüzünde yaşayan ejderhalar veya kaplumbağalar tarafından kaynaklandığı gibi geleneksel açıklamalara inanç üst düzeydeydi. Ancak Avrupa’nın aydınlanma Çağı’nın etkisi Çin’in elit kesimini de etkilemiş ve bu inanışın saçmalığı yavaş yavaş yayılmaya başlamıştı.
Tabi bu tür aydınlanmalar muhafazakar liderler için hiç de iç açıcı gelişmeler değildi ve önü alınmalıydı;ki İmparator da gereğini yaptı ve zamanla aydınlanma çağını Çin’e getirme riski olanları bahanelerle idam ettirdi.
Yorumlar
Kalan Karakter: