Son günlerde kamuoyunda tartışma yaratan bir görüntü var: “Kabe’de Hacılar Hu Der Allah” ilahisiyle sosyal medyada viral olan Celal Karatüre, Mersin’de katıldığı bir etkinlikte adeta bir devlet büyüğü gibi onlarca polis tarafından korunuyor.
Sormak gerekiyor: Bu tablo neyin göstergesi?
Devletin polisi, elbette kamu düzenini sağlamak, vatandaşın can ve mal güvenliğini korumak için vardır. Bu görev tartışmasızdır. Ancak burada mesele, “koruma” ile “ayrıcalık” arasındaki çizginin bulanıklaşmasıdır. Çünkü ortada resmi bir görev, devlet adına yürütülen bir faaliyet ya da kamu güvenliğini doğrudan ilgilendiren bir durum yoksa, bu ölçekte bir koruma görüntüsü ister istemez soru işaretleri doğurur.
Bir sosyal medya figürü… Ne olduğu, neyi temsil ettiği, nasıl bir sorumluluk taşıdığı belirsiz bir kişi… Ve buna karşılık devletin güvenlik gücünün bu denli yoğun şekilde sahaya sürülmesi…
Bu, sıradan bir güvenlik tedbiri midir, yoksa kamu vicdanını zedeleyen bir görüntü müdür?
Bugün sokakta hakkını arayan vatandaş, çoğu zaman karşısında bariyerler, TOMA’lar ve müdahale ekipleri buluyor. Emekçi sesini yükselttiğinde “güvenlik” gerekçesiyle çevresi sarılıyor. Ama aynı devletin polisi, bir fenomen için bu kadar geniş çaplı bir koruma zinciri oluşturuyorsa, burada bir çifte standart algısı doğar. Ve bu algı, toplumda güveni zedeler.
Daha da önemlisi şu: Bu tür görüntüler, toplumda “kimler korunuyor, kimler korunmuyor?” sorusunu büyütür. Devletin gücü kişilere göre mi şekilleniyor, yoksa ilkelere göre mi? Eğer ilkelere göre değilse, o zaman ortada ciddi bir sorun var demektir.
Kimse yanlış anlamasın; mesele bir kişiyi hedef almak değil. Mesele, devlet ciddiyetidir. Mesele, kamu kaynaklarının ve güvenlik gücünün nerede, nasıl ve ne ölçüde kullanıldığının hesabının verilmesidir.
Bugün bir sosyal medya fenomenine sağlanan bu görüntü, yarın başka tartışmaların kapısını aralayabilir. “Kim bu?” sorusu boşuna sorulmuyor. Çünkü toplum, devletin koruma refleksinin keyfî değil, şeffaf ve adil olmasını bekliyor.
Devlet, herkese eşit mesafede durduğu sürece devlettir. Aksi halde, güç odağı kimdeyse ona yakın duran bir yapı görüntüsü verir ki, bu da kamu düzeninden çok kamu vicdanını yaralar.
Diyeceğim odur ki
Polis, milletindir.
Devlet, kişilere göre değil, kurallara göre hareket etmelidir.
Aksi görüntüler, sadece tartışma değil, güven kaybı üretir.
Devletin Polisi Kime, Ne İçin?
Yayınlanma :
28.04.2026 10:56
Güncelleme
: 28.04.2026 10:56
Yorum Yazma Kuralları
Lütfen yorum yaparken veya bir yorumu yanıtlarken aşağıda yer alan yorum yazma kurallarına dikkat ediniz.
Türkiye Cumhuriyeti yasalarına aykırı, suç veya suçluyu övme amaçlı yorumlar yapmayınız.
Küfür, argo, hakaret içerikli, nefret uyandıracak veya nefreti körükleyecek yorumlar yapmayınız.
Irkçı, cinsiyetçi, kişilik haklarını zedeleyen, taciz amaçlı veya saldırgan ifadeler kullanmayınız.
Türkçe imla kurallarına ve noktalama işaretlerine uygun cümleler kurmaya özen gösteriniz.
Yorumunuzu tamamı büyük harflerden oluşacak şekilde yazmayınız.
Gizli veya açık biçimde reklam, tanıtım amaçlı yorumlar yapmayınız.
Kendinizin veya bir başkasının kişisel bilgilerini paylaşmayınız.
Yorumlarınızın hukuki sorumluluğunu üstlendiğinizi, talep edilmesi halinde bilgilerinizin yetkili makamlarla paylaşılacağını unutmayınız.
Yorumlar
Kalan Karakter: