Geçen gün sosyal mecrada bir cümleye rastladım.
Kısa ama tok, sade ama insanın içini yoklayan bir cümleydi:
“Omurga iyidir arkadaşlar; belki karın doyurmaz ama en azından aynada gördüğünüz sûretten mideniz bulanmaz.”
O an şunu düşündüm:
Ne mahkeme, ne kalabalıklar, ne de alkış tutanlar…
Ruhunu en iyi sen bilirsin.
Niyetini, eğrini doğrunu, karanlıkta sakladıklarını…
Şu hakikat değişmez:
Herkesten sakladığını kendinden saklayamazsın.
İnsanın en iyi şahidi yine kendisidir.
Bir başkası fark etmeyene kadar
kötülüklerini “başarı” sanabilirsin belki.
Cinliğini akıl,
kurnazlığını meziyet,
suskunluğunu asalet diye pazarlayabilirsin.
Kimse görmedi diye masum,
kimse konuşmadı diye temiz sayabilirsin kendini.
Ama aynaya baktığında…
İşte orada oyun biter.
Ve mesele tam da burada başlar.
Çünkü insan başkalarını kandırabilir;
kendini kandıramaz.
Gece herkes sustuğunda,
alkışlar dindiğinde,
menfaat ilişkileri kapının önünde bırakıldığında
aynayla baş başa kalırsın.
Ve o aynada, yalnız yüzün değil;
yaptıkların, yapmadıkların, sustukların, eğildiklerin de durur.
İnsan içine baktığında şunu bilir:
Hangi kötülüğü bilerek yaptı,
hangi yanlışı görmezden geldi,
hangi pisliği üstüne bulaştırıp “kimse fark etmedi” diye yoluna devam etti.
İşte omurga tam burada devreye girer.
Omurga dediğimiz şey, yalnızca bedeni ayakta tutan bir kemik meselesi değildir.
Asıl omurga, insanın ruhundadır.
Nerede duracağını, neye eğilmeyeceğini, hangi bedelin hangi kazanca değmeyeceğini bilen o iç direk…
Dik durmak için değil sadece,
eğrilmeden yaşamak için.
Her kazancı kabul etmemek,
her yolu mubah saymamak,
her sessizliği kâr hanesine yazmamak için.
Belki omurga karın doyurmaz,
belki seni zengin etmez,
belki hızlı yükseltmez.
Ama seni ve içini çürütmez.
Seni sahte bir kalabalığa mahkum etmez.
Sana aynaya bakarken yüzünü ekşittirmez.
Vicdanını susturmak için bahaneler üretmene gerek bırakmaz.
Hayatın içinde hepimizin gördüğü hadiseler vardır, bazı insanlar çok şey kazanır
ama kendini kaybeder ve böyle insanlar reel olmayan bir güçten mutluluk duyabililer, onlar da bilirler itibarlarını yalnızca menfaat karşılığında elde tutabileceklerini fakat bazıları ise hakla yetinir hakikatle beslenir helalden şaşmaz
ve kendine yabancılaşmaz.
Ben inanıyorum ki,
insanın başını yastığa koyarken rahat uyuyabilmesi de
sabah aynaya bakarken gözünü kaçırmaması da
hep o görünmeyen omurgayla ilgilidir.
Ez cümle; omurga önemli !
Baki muhabbet ile …
Yorumlar
Kalan Karakter: