Bir şehir düşünün…
Portakal çiçeği kokusunda sabahı karşılayan,
sıcağıyla insanın alnını terleten ama yüreğini üşütmeyen bir şehir.
İşte o şehirde, rakamlar konuştu bu kez.
Sözü alan ne şairdi ne siyasetçi…
Sözü alan, istatistikti.
Türkiye İstatistik Kurumu açıkladı:
2025 verileri geldi.
Yabancı nüfus azaldı,
ama dengeler değişti.
Bir yıl önce 12 bin 204’tü umutla bu topraklara tutunanlar,
şimdi 12 bin 103…
Sadece 101 kişi eksik gibi görünür belki,
ama her eksilen bir hikâyedir.
2024’te kadınlar fazlaydı bu şehirde.
6 bin 185 kadın…
6 bin 019 erkek…
İnce bir farkla kadınlar öndeydi.
Sonra zaman geçti.
Takvim 2025’i gösterdi.
Erkekler arttı.
6 bin 099’a yükseldi adımları.
Kadınlar azaldı.
6 bin 004’e düştü sayıları.
Ve ibre döndü.
Bir şehirde bazen bir kişi bile dengeyi değiştirir.
Burada 80 kişilik bir artış,
181 kişilik bir azalış
sessizce yer değiştirdi teraziyi.
Ama mesele sadece sayı mı dostlar..?
Bu rakamların ardında;
ekmeğinin peşinde gelen bir baba,
çocuğuna gelecek arayan bir anne,
çalışma izniyle hayata tutunan gençler var.
Adana sadece sanayi değil,
sadece tarım değil;
aynı zamanda bir geçiş kapısı,
bir umut eşiği.
Nüfus azalır, artar.
Kadın çoğalır, erkek çoğalır.
Ama şehir, hepsini bağrına basmayı öğrenir.
Bugün erkek sayısı önde olabilir.
Yarın denge yine değişir.
Çünkü şehir dediğin;
bir istatistik tablosu değil,
yaşayan bir organizmadır.
Ve her sayı,
bir insanın kalp atışıdır.
Yorumlar
Kalan Karakter: