Her saniye Adana’yım ben…
Sıcağı alnımda, bereketi avuçlarımda,
Portakal çiçeği kokusu yüreğimde.
Bir yanım direniş, bir yanım dua,
Bir yanım türkü, bir yanım ağıt…
Ben, Saim Bey’in siperindeki cesaretim.
Ceyhan’dan yükselen “Vatan” sesiyim.
İşgal günlerinde toprağa diz çökmeyen
Milli Kuvvetler’in alnı açık neferiyim.
Ben, Kılavuz Hatice’nin
Yol gösteren iziyim karanlık gecelerde…
Kadın demeden, çocuk demeden
Yüreği cephe olan Anadolu’yum.
Ben, Nene Hatun’un
Cephedeki duası,
Mermi taşıyan ellerindeki sabrım...
Ben, Ramazanoğlu Külliyesi’nde
Taşa işlenmiş asırlık niyazım.
Avlusunda yankılanan ezanla
Zamanı mühürleyen tarihiyim.
Saatim var benim…
Hem Büyük Saat’im,
Hem de Küçük Saat’im.
Zamanı gösteririm ama
Vefayı, dostluğu, mertliği ölçerim aslında.
Ben, göğe uzanan Varda Köprüsü’yüm,
Çelikten irade, taştan azim…
Ve asırlara meydan okuyan
Taş Köprü’yüm;
Roma’dan bugüne akan sabrım.
Ben, hafızası diri bir şehir;
Adana Müzesi’nde
Hitit’ten Osmanlı’ya uzanan izim.
Ben, dar sokaklarında tarih saklayan
Tepebağ Mahallesi’yim.
Ben, duvarlarında bir milletin kaderini barındıran
Atatürk Evi Müzesi’yim.
Ben, sanatın ve hüznün izini taşıyan
Şakirpaşa Konağı’yım.
Ben, bir dönem bu topraklarda valilik yapan
Ziya Paşa’nın
“Âyinesi iştir kişinin…” diye başlayan
Hikmetli sözüyüm.
Ben, bereketim…
Seyhan Barajı’nda
Göğe yansıyan mavi huzurum.
Ve coşkuyla akan Ceyhan Nehri’yim;
Toroslardan ovaya inen hayatım.
Her saniye Adana’yım ben…
Kebabın ateşi, şalgamın serinliği,
Sıcağın ortasında gülümseyen yüzüm.
Bir şehir değilim yalnızca;
Kuvayı Milliye ruhuyum,
Şairlerin mısrasında gurur,
Yiğitlerin alnında terim.
Ve dostlarım…
Biz yazdıkça bir nesil büyür.
Biz anlattıkça bizlet çoğalır...
Çünkü Adana,
Sadece bir şehir değil;
Her saniye atan bir yürektir.
Yorumlar
Kalan Karakter: