Günümüz şiiri artık yalnızca estetik bir dil oyunu, kelimelerin incelikle dizildiği bir güzellik alanı değildir.
Şiir bugün, düşüncenin, itirazın ve etik bir duruşun omuz omuza yürüdüğü eleştirel bir arkadaşlık biçimidir. Bu arkadaşlık ne kör bir sadakat ne de mesafesiz bir teslimiyettir; aksine, sürekli soran, huzursuz eden ve dönüştüren bir yakınlıktır.
Haydar Ergülen’in “şiir, hayatla arası açık bir sevgi” tanımı, bu durumu berrak biçimde özetler. Arası açık bir sevgi… Ne kadar şiirsel, ne kadar sahici. Çünkü şiir, hayatı olduğu gibi kabullenmez.
Hayatla dosttur ama onun yanlışlarına, adaletsizliklerine, sıradanlaştırıcı baskılarına itaat etmez. Şair, yaşamla yan yana yürür; fakat gerektiğinde durur, bakar ve “burada bir sorun var” der.
Bugünün şairi, yalnızca duyguların tercümanı değildir..!
Aynı zamanda tanıklık eden, kayıt tutan, hatırlatan ve itiraz eden bir bilinçtir. Şiir bu yönüyle, çağın gürültüsü içinde fısıldayan ama derine işleyen bir sestir. Sosyal medya çağının hızla tüketilen imgeleri arasında şiir, yavaşlamayı teklif eder. Düşünmeyi, durmayı ve sorgulamayı…
Bu nedenle şiir ile çağ arasındaki ilişki gerilimlidir; ama tam da bu gerilim yüzünden verimlidir. Şiir çağdan beslenir, ama çağın diline teslim olmaz.
Gündemin diliyle konuşmaz; o dili dönüştürür. Popüler olanı değil, hakikati arar. Şairin yalnızlığı da buradan gelir zaten: Herkesin kolayca kabullendiğine mesafe koyabilmekten.
Şiirin etik bir duruş taşıması, onu slogana indirgemez; tam tersine, onu derinleştirir.
Şiir bağırmaz ama susmaz da. Açık bir yara gibi ortadadır; rahatsız eder, düşündürür. Bu yüzden şiir, iktidarlarla, kalıplarla, hazır doğrularla hiçbir zaman tam anlamıyla barışamaz.
Bugün şiir yazmak, biraz da itaatsiz bir arkadaşlığı sürdürmektir..!
Hayatla, insanla, hatta kendinle… Şair, kendine bile kolayca inanmaz. Kendi kelimesini dahi sorgular. Çünkü şiir, en çok da kendine karşı dürüst olma cesaretidir.
Nihayetinde:
Şiir, bizi hayata yaklaştırırken aynı anda ondan uzaklaştırır; sevmemizi ister ama sorgulamadan değil. İşte bu yüzden şiir hâlâ gereklidir.
Çünkü itaat edenlerin dünyasında, itaatsiz dostlara her zamankinden daha çok ihtiyacımız var.
Şiir daha çok insan üzerine yazılmasının nedeni sevgiye verilen öneminden kaynaklanır.
Yorumlar
Kalan Karakter: